Gayrimenkulde ‘Kahverengi İndirim’ dönemi: Dönüşmeyen binalar değer kaybediyor!

9 Haziran 2026

Sürdürülebilirlik kriterlerine uyum sağlamayan binaların, yatırımcı ve kiracı gözünde hızla değer kaybediyor. 

Uluslararası gayrimenkul danışmanlık şirketi CBRE, Türkiye ticari gayrimenkul piyasasında sürdürülebilirlik odaklı yeni bir döneme girildiğine dikkat çekti. 

Şirketin değerlendirmelerine göre, çevresel standartları karşılamayan ve enerji verimliliği düşük binalar, yatırımcılar ve kiracılar nezdinde giderek daha az tercih edilir hale geliyor. Bu durum, sektörde “Kahverengi İndirim” olarak adlandırılan değer kaybı sürecini hızlandırıyor.

Küresel ölçekte iklim değişikliğiyle mücadele kapsamında hayata geçirilen düzenlemeler ve Avrupa Yeşil Mutabakatı gibi uygulamalar, gayrimenkul sektöründeki yatırım kararlarını yeniden şekillendiriyor. CBRE Türkiye’nin analizleri, LEED ve BREEAM gibi çevre dostu sertifikalara sahip olmayan, yüksek enerji tüketen ve karbon emisyonu fazla olan yapıların hem satış hem de kiralama süreçlerinde önemli dezavantajlarla karşı karşıya kaldığını ortaya koyuyor.

KAHVERENGİ İNDİRİM RİSKİ GİDEREK BÜYÜYOR

CBRE Türkiye Genel Müdürü Can Kadir Yalnızcan, sürdürülebilirlik kriterlerinin artık sadece çevresel bir yaklaşım değil, doğrudan ekonomik bir unsur haline geldiğini vurguladı. Gayrimenkul sektörünün küresel karbon emisyonlarının önemli bir bölümünden sorumlu olduğunu belirten Yalnızcan, çevreci özelliklere sahip binaların değer kazanırken, bu dönüşüme ayak uyduramayan yapıların piyasa değerinde düşüş yaşadığını ifade etti.

Yalnızcan’a göre, ESG (Çevresel, Sosyal ve Yönetişim) standartlarını karşılamayan eski nesil binalar; yüksek işletme giderleri, düşük talep ve yatırımcı ilgisinin azalması nedeniyle giderek daha büyük bir riskle karşı karşıya kalıyor.

Özellikle uluslararası şirketler ve büyük yatırım fonları, karbon ayak izi yüksek yapılardan uzak durmayı tercih ediyor. Bu eğilim, sürdürülebilirlik yatırımlarını erteleyen mülk sahipleri için ciddi bir değer kaybı ve kullanım dışı kalma riski oluşturuyor.

Türkiye’deki mevcut bina stokunun yenilenmesi gerektiğine dikkat çeken Yalnızcan, yeşil dönüşümün artık sadece çevresel bir hedef değil, aynı zamanda uzun vadeli finansal başarı için zorunlu bir strateji olduğunu belirtti. Sektörde rekabet gücünü korumak isteyen yatırımcı ve mülk sahiplerinin sürdürülebilirlik yatırımlarını hızlandırmaları gerektiğinin altını çizdi.

Posted in SEKTÖRDEN HABERLERTags:
Write a comment